• Dolar Alış / Satış: 4.8 / 4.809
  • Euro Alış / Satış: 5.592 / 5.603
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

BİZ BU B.KU NEDEN YEDİK

20 Mart 2014
4 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
722 defa okundu.

 

                                              BİZ BU B.KU NEDEN YEDİK

Hikaye bu ya!..  Adam çok zengin köyün ağası, Marabası ile birlikte şehre gitmek ister, Atını hazırlarlar ve ağa atına kurulur, maraba ile yayan yola revan olurlar, Yolun yarısına vardıklarında bir çeşme başında su içmek üzere ağa atından inerken kenarda topak şeklinde hayvan pisliğini görür ve şaka yollu marabasına  dönerek “Şu yerde gördüğünü biliyor musun”  pisliğe bakan marabası “evet”  der “O zaman onun yarısını yersen vallahi  bu atı sana vereceğim” der. Marabası da “Olur mu ağam o at sana layık” dese de at bahsinden de vazgeçmek istemez ama pisliğin kıyısından köşesinden derken yarısı tüketir. “Tamam ağam yarısını yedim ver atı” ağa sözünde durur atı teslim eder, maraba ise ata biner ağa da yanında şehre varırlar. Ağa’nın işi biter köylerine dönmek üzere yine yola revan olurlar, maraba at sırtında ağa yayan yine dinlendikleri çeşmenin başına vardıklarında maraba pisliği işaret ederek  “ Ağam şurada görünen nedir?”  “Hayvan pisliği” der ağa  “O zaman o pisliğin yarısını ben yedim, atı aldım. Kalan yarısını da sen ye at senin olsun” bu sözü alan ağa zaten atı verdiğine bin pişman bir şekilde ucundan kıyısından derken pisliğin diğer yarısını bitirir,  verilen söz üzerine  maraba ağasına atı teslim eder.

Köylerine  dönen ağa ve maraba mutlu bir şekilde evlerinin yolunu tutarken maraba ağaya “Ağam şehre giderken bu at senin değil miydi?”, “evet” der ağa   “köyümüze döndük at yine senin değil mi” “evet” der ağa “ Peki ağam biz bu b.ku neden yedik”

                                                     ************

Hikayemin konusu bu, ama yazımın özüne getirmek istiyorum,

Siz hiç doğduğunuz yöre dışında gurbet illerinde kalmış memleketine türlü sebeplerden dolayı dönememiş, memleket hasreti burnunda buram buram tüten veya yıllarca Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çalışmış birisinin Türkiye’ye döndüğü zaman duyduğu o heyecanı ve mutluluğunun tarifini yapabilir misiniz?

Yıllarca Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çalışmış bir kardeşimizin yazısını unutamam, yıllarca Avrupa’dan dönüşümde arabamla Kapıkule’den girişimde ve İsviçre-İstanbul arasında sayısını bilmediğim kadar uçtum,  Ülkemize nereden giriş yaparsanız yapın, bayrağımızın dalgalanmasını görmek bana sonsuz mutluluk verir,vatana kavuşmanın sevincini vatan hasreti çekenler iyi bilir ve her zaman dua ederim “Allah’ım sen bu vatanı kem gözlerden koru, bizi kardeşi kardeşe düşürüp bölmeye çalışanlara, bayrağımızı indirmeye yeltenenlere, ezanımızı susturtmaya çalışanlara bu fırsatı verme, gençlerimizi ilimsiz irfansız ve imansız yaşatma, dirliğimizi ve birliğimizi muhafaza eyle” derim.

Sevgili kardeşimin söylemlerine aynen katılıyorum. Vatan sevgisini gurbette yaşadığın zaman, hele hele Avrupa’da ikinci sınıf vatandaş yerine konduğun zaman bu sevginin ne demek olduğunu anlarsın.

Haklı da!….

Bende her Türk evladı gibi son günlerde ülkemizde yaşananları gördükçe, içimde  çok derin bir acı hissediyorum,  Tabiatı koruyalım, yeşile dokunmayalım   bahanesiyle hükümetin aldığı bazı kararların yanlışlığını demokratik bir şekilde protesto edelim derken kendini bilmez bazı marjinal guruplar  birilerinin oyununa gelip, yakılan ve yıkılan iş yerleri, Belediye otobüsleri ile otobüs durakları şahıslara ait özel araçlar, Bu yapılanlar bizim ileri demokrasi diye kabul ettiğimiz bu değil,  Demokrasinin verdiği özgünlük de bu değil, Kendimize gelelim kışkırtıcı ajanlar iş başında, biz sapık değiliz ki, biz aklı başında insanlarız, haklı durumda iken neden haksız duruma düşelim, Etrafımızdaki Müslüman ülkelere bakın hangilerinde huzur var, hepsinde kan ve göz yaşı dinmek bilmiyor. Bizde mi onlar gibi olacağız?

Ülkem adına üzülmemek elde mi?

Lütfen!…

Akıllı olalım!..

Ülkemizi bilmeden hiç uğruna nedensiz ateşe atıyoruz. Birlikte havasını kokladığımız, suyunu içtiğimiz,  inancımız ve fikrimiz ile bu cennet vatanın bir bütün evladıyız, Yok efendim şu Alevi’ymiş, Sünni’ymiş, Türk’müş, Kürt’müş, Laz’mış, Çerkez’miş, hepimiz bir bütünüz ve  bu vatanın evlatlarıyız, kardeşi kardeşe düşürmek başkalarının oyunu, biz bu oyuna gelmeyelim, birimizin başına gelen bir felaketi kendimize gelmiş gibi öz benliğimizde hissederiz. Felaket anında birbirimize yardım ederken sen Türksün, Kürtsün, Lazsın, Çerkezsin veya sen Alevisin sen Sünnisin dendi mi? Hangi takımı tutarsak tutalım ama milli maçlarda Türk bayrağını sallamıyor muyuz? Biz Türk Halk ve Türk Sanat müziğini, Karadeniz’in o müthiş horon,  Eğe”nin  zeybek havalarını,  Orta ve Doğu Anadolu’nun uzun havalarını, türkülerini, şahane oyun havalarını, hepsini zevkle dinlemiyor muyuz?  Biz birbirimize kızarız, ama yeri geldiğinde kucaklaşmasını bilen bir milletiz, Biz “ Türk halkı olarak Dinini, diyanetini bilen Herkes Allah’ın kulu olduğunu, kimsenin kimseden üstün olmadığını biliriz, yüce yaratıcının adaletine de son derece güvenir, ona her zaman şükrederiz”  gezi parkı bahanesiyle gelinen noktaya bakın. Hemen hemen bir yıl önce yapılanlar bu günü haklı çıkartmıyor, Hiç günahı olmayan akşam evine ekmek götürmeye çalışan esnafın dükkanını yağmalamak, çamı çerçeveyi indirmek veya arabasını hangi inançla, hangi kinle yakarız, kaldırım taşlarını söküp her tarafı talan etmek, milli serveti yakıp yıkmak, emniyet güçlerine taş ve sopalarla saldırmak, karşı gelmek kimin haddine, Hükümetin aldığı her kararı 70 milyon  vatandaş’ı memnun edecektir diye bir kural yok, Mutlaka muhalif olanlar olacaktır. Dünyanın en ileri demokrasilerinde bile bu böyledir.

Facebook’a bakıyorum paylaşılan her resme itibar etmeyelim, Bende bir resme itibar edip bir arkadaşımdan yediğim fırça dolaysıyla hemen kaldırdım. Neden bu hatayı yaptığıma ben bile inanmış değilim.

Ülkemizde yapılan futbol müsabakalarını genellikle izlerim, Fenerbahçe –Trabzonspor’un maçına bakın   aman Allah’ım!. Bir futbol sever  olarak futboldan da nefret etmeye  başladım. İnsan olarak ve  sporsever olarak utanıyorum. Olaylara bakın, sanki iki cephede savaş var. Spor bu, mutlaka bir taraf galip veya mağlup olacak, Acaba biz ne yapmak istiyoruz neyi paylaşamıyoruz?

Niğde’nin Ulukışla ilçesinde ki teröristlerin yaptığına bakın!…

Geçen Eylül ayında  Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılışı dolaysıyla Cizre’de patlak veren daha sonra Diyarbakır ve İstanbul’un bazı  yerlerine yayılan olaylara bakın. Ne yapılmak isteniyor? Kim kimin malını yakıp yıkıyor, Vatandaşın veya devletin malına zarar vermek bunlara ne kazandırıyor, Anlamak mümkün değil.

Devletimiz son birkaç aydır zor bir süreçten geçiyor. Demokratikleşme paketi adı altında bir çok yenilikler var, eksiklikleri var mı?

Elbette var!.

Ama tüm kesimleri memnun edecek diye de bu kural da yok, Çünkü dünyanın en ileri ülkelerinde olan özgürlükleri çıkartsanız dahi mutlaka memnun olmayan bir kitle çıkacaktır, Ancak eksikliklerin olduğunu ve zamanla da giderileceğini Sayın  Başbakanımız dahi  söyledi, Bu paketi beğenen veya beğenmeyen olabilir, Çok dikkatli olalım, önümüzde yaklaşan belediye seçimleri var. Seçimleri sabote etmek isteyen provokatörler olabilir, aklı selim düşünelim, fırsatçıların ekmeğine yağ sürmeyelim. Çünkü! Yapılan bu rezilliklerin faturası yarın halka çıkacak, ülkemiz kaybederse biz kazanacak mıyız?  Elimizden ne geliyorsa herkes sandık başına gittiğinde gerekeni zaten yapacaktır.

Önümüzde 30.Mart.2014 günü mahalli idareler seçimleri yapılacak, yurt genelinde de partilerin tüm adayları belli,Seçimlerin ülkemize huzur ve barış getirmesini dileğiyle her bir (oy)un kıymetini bilerek kullanalım, bilinçli kullanılan her oy ülkemizin geleceğini kazanmak demektir.

Akıllı olalım!….

Bizim isteğimiz ülkemizde kardeşliğimize zarar gelmesin!..

Bu ülke hepimizin!…

Bu ülkenin insanlarını karpuz gibi ikiye bölmek kime ne kazandırır,

Soysuzlara en güzel cevap Yunus Emre’den; söyle demişti bir dörtlüğünde      “Edebim el vermez edepsizlik edene, susmak en güzel cevaptır, edebi elden gidene”

Anlattığım hikayede ki marabanın ağasına söylediği sözü hatırlayalım “Biz bu b.ku neden yedik” diye iş işten geçtikten sonra pişman olmayalım.

Görüşmek dileğiyle hoşça kalın sağlıklı kalın.

 

Necati KESKİN

asiyan151048@hotmail.com

20/Mart/2014

 

YORUMLAR 4 Yorum Yapıldı.
  • 10958688_10206092464058421_6756857791570567479_n
    her kelimesini okuyup, yine her kelimesine katıldığım, duygulandığım,bir yazı daha tebrik ederim Necati Bey..bir memIeketin saha bakımdan büyükIüğü onun gerçek büyükIüğünü ifade etmez ve bir miIIeti miIIet yapan arazisi de değiIdir. Milleti millet yapan, vatannını sevdiren , toprağı değil, onun üstünde yaşayan insanlarına duyulan sevgidir. Necati Bey.. sizde sevgiyle kalın efendim..
    26 Mart 2014 14:58
  • 10958688_10206092464058421_6756857791570567479_n
    Yüreğine, eline,kalemine sağlık....
    25 Mart 2014 14:43
  • 10958688_10206092464058421_6756857791570567479_n
    Yazınızı kelime kelime okuyarak duygularımı paylaşmışsınız. Teşekkür ederim. Evet bu ülke hepimizin, Bu vatanın kurtuluşu için bir damla kan ile imarı için bir tuğla koyanlardan Allah bin kere razı olsun. Bu ülke hepimizin. Bize bizden başka dostumuz yok.
    23 Mart 2014 19:33
  • 10958688_10206092464058421_6756857791570567479_n
    uzun olmasına ramen zevkle okudum. kanayan yaramıma parmak basılmış.. akıllı olmamız gerekir.sn. necati beye tşk ederim . emeüine sağlık.
    22 Mart 2014 19:36

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN