• Dolar Alış / Satış: 5.792 / 5.802
  • Euro Alış / Satış: 6.547 / 6.559
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • CANKIRI:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

İKİNCİ ÜNİVERSİTE

5 Nisan 2015
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1530 defa okundu.
İKİNCİ ÜNİVERSİTE

Hayatta aldığımız her kararın bir amacı olmak zorunda, hatta attığımız adımın bile amaca ihtiyacı var. Hal böyle iken amaca giden yolda kullanılan araçları, amaç edinen gençliğe dur demeli. Neden mi bahsediyorum? Diploma almayı amaç haline getiren üniversite öğrencilerinden söz ediyorum. Üniversite, yükseköğrenim diye ifade edilen kurum; insanın öğrencilik dönemi ile hayata atılacağı çalışma dönemini arasında köprü vazifesi gören bir zaman dilimidir. Bu süreçte yer alırken mezun olduktan sonra ki çalışma hayatı için bir plan yapılmalı, plana uygun nitelikleri elde etmek için faaliyet gösterilmeli. Fakat bizler nitelik olarak kendimizi yetiştirmek yerine, sadece diplomaya odaklanarak öğrencilik yıllarımızı geçiriyor, çalışma hayatına yönelik başka bir donanım için emek harcamıyoruz.
Tabi ki diplomayı amaç edinen bizler bu durumun tek sorumlusu değiliz. Gerek işini yapmayan eğitmenler, gerekse bilinçsiz ebeveynler; üniversite öğrencilerine bakılacak olursa eksik kalmışlar. Bu konuda yetkin büyüklerimizi tenzih ediyor ve devam ediyorum. Peki, bu durumu nasıl değiştirebiliriz? Ya olağan sistemin olanakları kullanılacak ya da yeni bir sistem getirilecek. İlk önce olağan sisteme bakalım.
Olağan sistem içerisinde var olan derslerde üniversite yönetimi olarak hocalarımızdan yönlendirme, bilgilendirme talebinde bulunabiliriz. Hocalarımız da tercih edilen derslerde öğrenciyi sadece dinleme unsuru olarak görmekten çıkartmalı, anlatma ve yazma becerilerini geliştirmesi için fırsat tanıyarak uygulamaya destek olmalıdır. Yine olağan sistem içerisinde üniversiteye bağlı topluluklara bütçe yardımını artırarak bu konuda ‘’uzman eğitmenleri’’ üniversitemizde ağırlayarak, üniversiteden yalnız diploma ile mezun olunmaması gerektiğini, farklı çalışmalarda yer almanın getirilerinden bahsederek kişisel gelişim alanında yetkinlik kazanmamızda yardımcı olmalıdır.
Olağan sistemde sadece teşvik uygularken, sistemde değişikliklere giderek elde edilen yeni sistemde öğrenciyi kendisini yetiştirmesi konusunda yaptırım uygulanmalıdır. Bahsettiğim bu yeni sistem, devletin yönetimde kullandığı yeni kamu işletmeciliğinin üniversiteye dönüştürülmüş hali olarak tanımlanabilir. Yani öğrencinin rekabet içinde olduğu tek nokta, not olmaktan çıkartılmalıdır. Mesela günümüzde İngilizce olmazsa olmaz değil mi? Üniversite de üst düzey İngilizce bilen öğrencilere yahut belirli bir seviyeye göre yapıcı bir yaptırım uygulansa güzel olmaz mı? Sadece bir örnek dil eğitimi. Dil eğitimi de tek başına yetersiz kalır. Alanına göre öğrencinin hangi faaliyette bulunması hangi yetkinlik kazanılması gerekiyorsa üniversite olarak teşvik sağlanmalıdır. Diğer mezunlardan bir adım önde başlaması için farklılığı esas alan sistemde üniversite olarak öğrencinin yetişmesinde kontrol görevinde olunmalıdır.
Birey olarak, bize hizmet veren üniversite kurumuna tüm yükü yüklemek olmaz. Bizler de kendi gelişimimiz için, bazı şeylerden fedakârlık yapmalıyız. Üniversite zamanında fedakârlık olarak gördüğümüz zaman, çalışma hayatımız için ikinci bir üniversite etkisinde olacağını göreceğiz. O halde üniversite dışında kendimize yakın bulduğumuz derneklerin, sendikaların gençlik komisyonunda yer alarak sosyal sorumluluk projeleri ile kendimizi çalışma hayatına adapte edebiliriz. Yahut üniversite içerisinde öğrencilerin yer aldığı yönetimlerde veya üniversiteye bağlı topluluklar ile çalışabiliriz. Günümüzde ‘’diplomalı işsiz’’ söylemlerinin arkasında karanlık resimler çizmek yerine, kendimizi alanımızda geliştirip karanlığa mum yakanlardan olmalıyız…

Sümeyye Uysal / Medya Çankırı Köşe Yazarı

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN