• Dolar Alış / Satış: 6.364 / 6.375
  • Euro Alış / Satış: 7.439 / 7.452
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

ONURLU DİLENCİ

18 Haziran 2014
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
620 defa okundu.

 

                                     ONURLU DİLENCİ

    Yardıma muhtaç kişilerin, yardıma muhtaç oldukları gerekçesiyle başka insanlardan, para ve yiyecek isteme, Geçimini bu şekilde sağlayan kişilere “Dilenci” denir. Bu insanlara genellikle geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde çok rastlandığı gibi Dünyanın en eski mesleklerinden birisidir.

Çalışmayı ve üretmeyi kutsallaştıran kapitalist sistemin en büyük kaynak israfçısı ve geleceğini hiç sorun etmeden, düşünmeden modern toplumun en büyük antitezi dilencilerdir.Bazen yazılı basında sıkça adlarından söz edilir. “Dilenerek servet yaptı” haberleri bizleri umutsuzluğa iter, Yıllar önce Kadastro Müdürlüğüne ait büromda çalıştığım sıralarda yaşına hürmet ettiğim dilenci bir kadın, her hafta ve aynı saatte uğradığı sıralarda, onu çok yakinen tanıyan hemşerisinin ikazı sayesinde öğrendim ki, yaşlı kadın’ın memleketinde dilendiği paraları biriktirerek kendine ve ayrıca evli iki oğlu ile bir kızına satın aldığı dairesi ile İstanbul’da her bir dairesinin o zamana göre bir memur maaşı gelir getirecek iki dairesinin bulunduğu ve bu servetinin ise sadece dilenciliği sayesinde kazındığını öğrendiğimde, bu ve bu gibilerin dilencilik işinden emeksiz para kazanan, para kazandıkça dilenciliği bir türlü bırakamayan, bunları gurursuzlukla, duygu ve din sömürücülüğüyle, istekte bulunduğu kişinin vicdanına ve duygularına hitap ederek bizi kandıran zavallılar olarak görürüm hep. “Başımın gözümün sadakası olsun” diyerek verdiğimiz paraların kendimize Allah katında fayda sağlamayı umut etmemizden mi nedendir bilinmez ama Acaba dilenciler verilen bu paraları sadece kendi çıkarları için mi kullanırlar.

Evet!… maalesef çoğu böyle!..

Bazen istemesem de bu onursuzların sayesinde artık muhtaç olan dilencilere de kin ve nefret duyarım. Hayatım boyu dilenciler hakkında konuşurken bu konuda aklıma takılan tek kitap Reşat Nuri Güntekin’in “Miskinler Tekkesi” romanıdır. Bu romanı okumayanlara tavsiyem mutlaka okumalarıdır.

         “Karanlığı aydınlatan ışık” dergisinde okumuştum. Fakat çok etkilendim, Bütün dilencileri yukarıda anlattığım şekilde olduklarını sananlar için durumu şöyle özetleyebilirim, çoğu anlatılanlar gibi, ancak bazen de hiç umulmadık biçimde bizi yanıltabiliyorlar.

Dünyanın en asil dilencisi olarak Pakistanlı “Abdül Edhi amca”.

Edhi amcamız ise 100 bin kişiye 1 doktorun ve 1 milyon kişiye bir hastanenin düştüğü Pakistan’ın Karaçi sokaklarında basit bir dilenciden kahramana dönüştüren hikayesi ise parasızlıktan doktora götüremediği annesini kaybetmesiyle başlamış. Ülkesinde her yıl en basit hastalıklardan bile 10 binlerce kişinin hayatını kaybetmesi üzerine o yıllarda genç bir Pakistanlı olan Edhi amcamızı isyan noktasına getirmiş. O da yapacağı ve para getireceği bir işi olmadığında ilk aklına gelen işe dilenmek, Ama onuru dilenmek. İşte Edhi amcamız dilenerek kazandığı paraları kuruşu kuşuna kadar biriktirerek ufak bir dispanser açtı, Toptancılardan aldığı ilaçları fiyatının altında ihtiyaç sahiplerine satan ve   yoksulların da ücretsiz sağlık hizmeti almasını sağlayan Edhi amcamıza toplumun güveni sayesinde hayırseverler ona daha yüklü bağışlar yapmaya başladı. Daha sonra Pakistan’a ilk ambülans ve ardından devamı geldi. Edhi amcamız dilenirken görenler, onun dilenme amacını bildikleri için sadakaların miktarını artırdılar, bağış yapmak isteyen hayırseverler dilendiği sokakta ziyaret ederek bu gün 84 yaşında olan Edhi amca halen yoksul bir adam olarak yaşıyor eskisi kadar sık olmasa da dilencilik hayatını sürdürüyor. 50 yıldır topladığı dilencilik paraları ile kurduğu vakıf dünyanın en büyük ücretsiz hava ve kara ambülans filosu da yine bu vakıf tarafından işletiliyor, ayrıca ücretsiz hizmet veren iki yüzün üzerinde hastane, dispanser ve bakımevinin sahibi oldu. Gazetecilere verdiği bir röportaj da ise “Yoksul bir adam olduğum doğru, ancak paraya benden çok da ihtiyacı olanlara vermekle tereddüt etmedim. Yirmi yıldır aynı şalvarı ve aynı terlikleri giyiyorum. İyi bir Müslüman böyle davranmalı, Çünkü din, dil ve irk ayrımı yapmadan insanlığa hizmet en büyük cihattır.”

Yani insan olarak Edhi amcamıza ne diyeyim bilmiyorum ama Allah uzun ömürler versin, Ülkemizde duygu ve din sömürüsü yaparak zengin olan dilenciler ile vergisini asgari ücretli kadar vermeyerek krallar gibi yaşayan zenginlerimize de Ehdi amcamız gibi olmasa da hiç olmazsa onun yarısı kadar vicdan sahibi olmalarını diliyorum.

Tekrar görüşmek dileğiyle hoşça kalın sağlıklı kalın.

 

Necati KESKİN

asiyan151048@hotmail.com

18.Haziran.2014

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN