21° Hafif yağmur
  • EURO
  • DOLAR

Sert bir dille kınadı!

KÖŞE YAZARLARI - 4 Nisan 2015 05:23 A A

Dışişleri İsrail’in Gazze’de yaptığı mezalimi şiddetle kınadı. / Gazetelerden

İslam Konferansı Örgütü İsrail’i kınadı. / Ajanslardan

Arap Birliği Genel Sekreteri İsrail’i sert bir dille kınadı. / Arap Haber Ajanslarından

***

41 yaşımdayım.  Ömrümün büyük kısmı dünyada Müslüman katliamlarının ardından gelen İslam ülkeleri ve teşkilatlarının kuru kuruya “KINAMALARI”nı dinlemekle geçti.

Nüfusu, içinde yaşayan 1.5 milyon Arap hariç 5.5 milyon olan, yüzölçümü Konya vilayetimizin yarısı kadar olan işgalci İsrail devletiyle, 1 milyar 700 milyonluk dev nüfusa sahip İslam alemi başa çıkamıyor, bırakın başa çıkmayı kendi en tabi haklarını dahi aramaktan yoksun. Son 1 asırdır kan içici, işgalci Siyonistler, Filistin işgalleri esnasında kelimenin tam anlamıyla ve kendi itiraflarıyla “soykırım-holocaust” yaptı, çoğu kadın, çocuk ve sivillerden oluşan on binlerce kardeşimizi hunharca katletti, milyonlarcası yurtlarından çıkıp muhacir oldular. Buna ne uluslararası kuruluşlar, ne de devletler bazında kimse dur bile diyemiyor.

Elhamdülillah, Müslümanlar ve özellikle de aziz milletimiz bu işin şuurunda. Geçenlerde telefonda görüştüğüm Filistinli Gazeteci dostum Dr. Vasim Mefruce bana:“Biz asırlar boyunca Türklerin idaresinde barış içinde yaşadık. Şimdi yeniden Türklerin liderliğine muhtacız. Türkler bizim kardeşlerimizdir, onları çok seviyoruz ve bizim için şu ana kadar yaptıklarına minnettarız. Lutfen Türkler bizi unutmasınlar, uluslar arası örgütler ve kuruluşlar nezdinde Filistin meselesini takip etsinler, dua etsinler, sokağa, meydanlara çıkarak protestolarıyla bu soykırımı, mezalimi medyaya duyursunlar. Hükümetlerine kamuoyu baskısı yapsınlar.” Bu bir çığlık aslında. Emimim biz bu duruma düşseydik, Filistinli asil kardeşlerimiz bundan daha fazlasını yaparlardı.

Biz millet olarak merhametliyiz, kadirşinasız, hamiyetperveriz; sadece Müslümanların değil tüm mazlumların yanında olmak isteriz. Ancak bazı şeyler birey ve toplum iradesinin üzerindedir. Orada siyasi irade ve devlet müdahalesi gerekmektedir. Yani, hemen yanı başımızda on yıllardır devam eden bu soykırım ve işgale müdahaleyi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun hükümeti, onun ordusu yapmalıdır. Bakın samimiyetle ve ciddiyetle söylüyorum, hani ordumuz Irak’ın kuzeyinde dar kapsamlı, sınırlı bir sınır ötesi kara harekâtı yaptı ve sonra hedeflere ulaşıldığı gerekçesiyle çekildi ya; bence oradan çekilen kuvvetlerimiz hemen Gazze’ye gönderilmeliydi. Osmanlı bakiyesi bir beldedir Filistin. Peygamber emanetidir Kudüs. Ordumuz, aslında çok uzun zaman önce, bölgenin habis uru İsrail’e müdahale etmeliydi. İsrail’e kara harekâtı düzenlemeliydi. İlk Kıblemiz Mescid-i Aksa işgal altında, kısa süre önce Siyonist alçaklar tarafından barbar bir saldırıya uğradı; 2 gün önce Filistinli Bakan Ziyad Ebu Ayn tüm dünyanın gözleri önünde şehid edildi. Derhal kınamalardan daha fazlası yapılmalı. Bugün Müslüman bir bakanın canlı yayınlarda katledilmesine ses çıkarmazsak, yarın aynı muamele ile bizler karşılaşırsak bize kimin sahip çıkmasını bekleyebiliriz. Bu mübarek beldeyi fetheden Yavuz Sultan Selim’in; buraları canı ve iktidarı pahasına muhafaza eden Cennetmekan II. Abdülhamit Han’ın makamında oturan Cumhurbaşkanımızdan en kısa zaman içinde sert ve somut bir adım bekleyen yüz milyonlar var.

Maalesef üzülmek, ağlamak ve sert bir dille kınamak meseleleri halletmiyor.Yoksa çok büyük iç çekişler yaşayacağız. Yazımı hazin bir anekdotla noktalamak istiyorum.

Endülüs’ü Katolik Krallara, anlaşma sonucu teslim eden son Endülüs lideri Sultan Ebu Abdullah, eşi ve maiyetindekiler El Hamra sarayını bir daha geri gelmemek üzere terk ettiler. Saraydan biraz uzaklaştıktan sonra arkasına dönüp bakan Sultan “derin bir iç çekmiş” ve ağlamıştı. Ebu Abdullah’ın bu halini görenValide Sultan Fatima“Bir yiğit gibi savunamadığın şey için simdi bir kadın gibi ağla.” demişti.“Elveda Bakışı” nın atıldığı kayalık tepe bugün dahi İspanyolca şu adla anılmaktadır: “El Ultimo Suspiro del Moro”. Yani, “Moro’nun/Müslüman’ın son iç çekiş yeri!”

 

İKİ DOĞU ve İKİ BATI’NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ…

Yavuz Selim Kurt

Bu haber 2087 kez okundu.
KÖŞE YAZARLARI - 05:23 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

EN ÇOK OKUNANLAR (SON 1 AY)

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

BİYOGRAFİ

Hüseyin FİLİZ

Hüseyin FİLİZ

İş Adamı
2 Şubat 1958’de Çankırı’da doğdu. Baba adı İsmail, anne adı Kiraz’dır. Sanayici, Eğitimci; Balıkesir Savaştepe Eğitim Enstitüsü Sınıf Öğretmenliği Bölümünü bitirdi.Tarım makineleri ve çelik kapı fabrikası kurdu. Müteahhitlik yaptı. Özel sektörde yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulundu. Hayvancılık, et ve süt ürünleri tesisi bulunmaktadır.24. Dönemde Çankırı Milletvekili seçildi. Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji […]
TÜM BİYOGRAFİLER

E-BÜLTEN ABONELİĞİ

Bültenimize kayıt olarak son gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz.